NASIL ÖĞRENİYORUZ ?

Çoklu farkındalık dünyasında yaşadığımız için,hepimizin olayları algılama biçimimiz birbirinden farklı olacaktır. Zekanın çok boyutlu olduğu düşünülürse,birbirimizden farklı olarak geliştirdiğimiz zeka türlerimiz olacaktır. Bir filmde bir dans sahnesi izliyoruz diyelim, acaba ilk olarak neyi algılarız, odak noktamız neye yönelim gösterir daha çok? Oyunculuğa mı? Filmin müziğine mi? Dans hareketlerine mi? vs. Aslında bilişsel ve duyusal olarak hepsini bir anda algılar ve hafızamıza kaydederiz.

ÇOKLU ZEKA KURAMI

Yeni pedagojik yöntemleri geliştirmek amaçlı 1983 yılında geliştirilmiştir. Her insan çeşitli zeka alanlarının tümüne sahiptir ve uygun eğitim ve şartlara sahip olursa bu zeka biçimlerini geliştirecek yetenek de kendisinde vardır.

Aslında bütüncül olarak öğrenme halimizi parçalara bölerek geliştirmeyi amaçlamış bir sistem. Eğer bütün zeka biçimlerini aynı anda kullanılır ve eğitim sistemine adapte edersek herkes kendisinin en iyisi olabilir ama yalnızca kendisinin. Çünkü öğrenmeyi etkileyecek olan sosyo-ekonomik, aile,çevre faktörleride önemlidir. Uygun eğitim ve şartlar içerisinde eğitilen kişilerde dahi karakteristik, genetik bir çok özelliği nedeniyle zekaları bu faktörelerden mütevvellit farklılık gösterecektir. Gene başta söylediğimiz gibi çoklu farkındalık dünyasında yaşamak ve bunun getirdiği farklılık.

zeka tek boyutlu değil çok boyutludur

* Sekiz farklı zekâ tespit etmiştir

* Bu zekâ türleri arasında kopukluk yok, aksine sıkı bir ilişki vardır

* Her insan bu zekâ alanlarına değişik miktarda sahiptir

* Kişiler kendi zekâlarını arttırma ve geliştirme yeteneklerine sahiptir

* İnsanların bulundukları çevre, kalıtım, inançlar, kültür ve tutumlar zeka gelişimi için etkilidir

* Öğrenmeyi gerçekleştirirken farklı zekâ türlerine göre etkinlikleri çeşitlendirmek başarıyı
arttıracaktır.

-Sözel zeka (dilsel)

-Mantıksal (matematiksel)

-Görsel zeka (uzaysal)

-Bedensel zeka (kinestetik)

-Müziksel zeka (ritmik)

-Sosyal zeka (kişilerarası)

-İçsel zeka (kişiye yönelik)

Sözel-dil zekası, bir bireyin kendi diline ait kavramları bir masalcı, bir konuşmacı veya bir politikacı gibi sözlü olarak ya da bir şair, bir yazar, bir editör veya bir gazeteci gibi yazılı olarak etkili bir şekilde kullanabilmesi kapasitesidir. Sözel-dil zekası, dili, başkalarını bir işi yapmak için ikna etmek, başkalarına belli bir konuda bilgi sunmak veya başkalarına belli bir işin nasıl yapılacağını açıklamak gibi dil ile ilgili bütün faaliyetleri içerir. Sözel-dil zekası kuvvetli olan bireyler, işiterek, kelimeleri görerek, konuşarak, okuyarak, tartışarak vebaşkaları ile karşılıklı iletişime girerek en iyi öğrenirler. Sözel Dil Zekası:

Sözel-dil zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Normal öğrencilerden daha iyi yazar.

Uzun hikayeler ve fıkralar anlatır.

İsimler, yerler ve tarihler hakkında iyi bir hafızaya sahiptir.

Yaşına göre iyi bir kelime haznesine sahiptir.

Başkalarıyla yüksek düzeyde sözel iletişime girer.

Tekerlemeleri ve kelime oyunlarını çok sever.

Kitap okumayı çok sever.

Öğrendiği yeni kelimeleri anlamlarına uygun olarak konuşma veya yazı dilinde kullanır.

Dinleyerek öğrenmeyi sever.

Mantıksal- Matematiksel Zeka:

Mantıksal-matematiksel zeka, bir bireyin bir matematikçi, bir vergi memuru veya bir istatistikçi gibi sayıları etkili bir şekildekullanabilmesi ya da bir bilim adamı, bir bilgisayar programcısı veya bir mantık uzmanı gibi sebep-sonuç ilişkisi kurarak olayların oluşumu ve işleyişi hakkında etkili bir şekilde mantık yürütebilmesi kapasitesidir. Mantıksal-matematiksel zekaya sahip olan bireyler,nesneleri belli kategorilere ayırarak, olaylar arasında ilişkiler kurarak, nesnelerin belli özelliklerini sayısallaştırarak ve olaylar arasındaki soyut ilişkiler üzerinde kafa yorarak en iyi öğrenirler.

Mantıksal-matematiksel zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Olayların işleyişi hakkında çok soru sorar.

Matematik dersini çok sever.

Mantıksal bulmacaları çözmeyi ve satranç gibi stratejik oyunları oynamayı çok sever.

Matematiksel hesaplama oyunlarını oynamayı çok sever.

Bilgisayar oyunlarını ilginç bulur.

Yaşıtlarına kıyasla soyut düşünebilme veya sebep-sonuç ilişkisi kurabilme kabiliyetleri çok iyi
gelişmiştir.

Makinelerin nasıl çalıştığına dair çok soru sorar.

Görsel- Uzaysal Zeka:

Görsel-uzaysal zeka, bir insanın bir avcı, bir izci ya da bir rehber gibi görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılaması veya bir dekoratör, bir mimar ya da bir ressam gibi dış dünyadan edindiği izlenimler üzerine değişik şekiller uygulaması kapasitesidir. Görsel-uzaysal zekaya sahip insanlar, yer, zaman, renk, çizgi, şekil, biçim, desen gibi olgulara ve bu olgular arasındaki ilişkilere karşı aşırı hassas ve duyarlıdırlar. Görsel zekası güçlü olan bireyler, varlıkları, olayları veya olguları görselleştirerek ya da resimlerle, çizgilerle ve renklerle çalışarak en iyi öğrenirler.

Görsel-uzaysal zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Renklere karşı çok hassas ve duyarlıdır.

Haritaları, çizelgeleri, diyagramları veya tabloları yazılı materyallerden daha kolay okur.

Sanat içerikli etkinlikleri sever.
Yaşına göre yüksek düzeyde beceri gerektiren figürleri ve resimleri çizer.

Filmleri, slaytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever.

Okurken, kelimelere oranla resimlerden veya tablolardan daha çok öğrenir.

Müziksel- Ritmik Zeka:

Müziksel-ritmik zeka, bir kişinin bir besteci, bir müzisyen ya da bir şarkıcı gibi müzik formlarını algılaması, ayırt etmesi ve ifade etmesi kabiliyetleridir. Müziksel-ritmik zekası güçlü olan insanlar, sadece müziksel eserleri kolayca hatırlamazlar, fakat aynı zamanda olayların oluşumunu ve işleyişini müziksel bir dille düşünmeye, anlamaya, yorumlamaya ve ifade etmeye çabalarlar. Müziksel-ritmik zekaya sahip olan bireyler, en iyi ve etkili olarak ritim, melodi ve müzikle öğrenirler.

Müziksel-ritmik zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar.

Bir müzik aletini çalar ya da çalmayı ister.

Müzik dersini çok sever.

Konuşurken veya hareket ederken elleri ve ayakları ile ritim tutar.

Ders çalışırken farkında olmadan masaya vurarak ritim tutar.

Çevresindeki seslere karşı aşırı duyarlı ve hassastır.

Ders çalışırken veya bir şey öğrenirken müzik dinlemekten çok hoşlanır.

Bedensel- Kinestik Zeka:

Bedensel-kinestik zeka ile bir kişinin bir aktör, bir atlet ya da bir dansçı gibi düşünce ve duygularını anlatmak için vücudunu kullanmadaki ustalığı veya bir heykeltıraş, bir cerrah ya da bir tamirci gibi ellerini kullanma ve elleriyle yeni şeyler üretme kabiliyetleri kastedilir. Bu tür zeka alanı, koordinasyon, denge, güç, esneklik ve hız gibi bazı özel fiziksel yetenekleri ve bu yeteneklerin hepsinin bir arada işlemesini sağlayan dokunsak nitelikteki bazı özel becerileri de içermektedir. Bu zeka türüne sahip insanlar, en iyi yaparak-yaşayarak, dokunarak, hareket ederek ve ilk elden tecrübe ederek öğrenirler.

Bedensel-kinestik zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Birden fazla sportif faaliyetlerde başarılıdır.

Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye, kımıldamaya veya ritim tutmaya başlar.

Başkalarının jestlerini, mimiklerini ve yüz ifadelerini kolaylıkla taklit eder.

El becerileri gerektiren etkinliklerde çok başarılıdır

Bir şeyi parçalarına ayırmayı ve tekrar birleştirmeyi çok sever.

Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

Sosyal Zeka:

Sosyal zeka, bir insanın bir öğretmen, bir terapist ya da bir pazarlamacı gibi çevresindeki insanların duygularını, ilgilerini, isteklerini veihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Sosyal zekası güçlü olan kimselerin bir grup içerisinde grup üyeleri ile işbirliği yapma, onlarla uyum içinde çalışma ve bu kişilerle sözlü ve sözsüz iletişim kurma gibi yetenekleri söz konusudur. Bu zeka

türüne sahip insanlar, genellikle başka insanların ilgilerini ve ihtiyaçlarını çok iyi algılarlar ve denilebilir ki onların duygularını, düşüncelerini ve karakterlerini adeta yüzlerinden okurlar.

Sosyal zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Arkadaşlarıyla sosyalleşmeyi sever.

Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir.

Dışarıda iken kendi başının çaresine bakabilir.

Başkaları ile birlikte çalışmayı sever.

Başkaları daima onunla birlikte olmak ister.

Başkalarını önemser.

Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir.

Bir şeyi başkalarıyla işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

İçsel zeka, bir kişinin kendisini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile çevresinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Bu zeka türü ile bir kişinin kendisini objektif olarak başkalarının gözüyle görebilmesi kabiliyetidir. İçsel zeka, bir kişinin kendisinin zayıf ve güçlü olduğu yönlerini anlaması, kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve neyi yapmak istemediğini veya çeşitli durumlarda nasıl davranması, nelere yönelmesi ve nelerden uzak durması gerektiğini bilmesi ve bütün bunlara bağlı olarak da hayatında doğru kararlar almasıdır.

İçsel zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Bağımsız olma eğilimindedir.

Kendisinin zayıf ve güçlü yanlarını bilir.

Hakkında çok fazla bahsetmediği en az bir ilgisi, hobisi veya uğraşısı vardır.

Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir.

Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açıklıkla dile getirir.

Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir.

Kendine güveni yüksektir.

Doğacı Zeka:

Doğacı zeka ile bir kişinin bir biyolog yaklaşımıyla hayvanlar ve bitkiler gibi yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve onları diğerlerinden ayırt etme kabiliyeti veya bir jeolog yaklaşımıyla dünya doğasının bulutlar, kayalar veya depremler gibi çeşitli karakteristiklerine karşı aşırı ilgili ve duyarlı olması kastedilmektedir. Doğacı zekası kuvvetli olan bireyler, doğa olaylarına karşı çok hassastırlar ve toprakla uğraşmayı, hayvan beslemeyi veya bitki yetiştirmeyi çok severler.

Doğacı zekası kuvvetli olan bir öğrenci;

Çevre bilinci çok iyi gelişmiştir.

Doğaya, hayvanat bahçelerine veya tarihsel müzelere olan gezileri çok sever.

Doğa olaylarına karşı çok hassas ve duyarlıdır.

Ekoloji, doğa, bitkiler, hayvanlar vb. gibi konuları işlerken çok meraklanır.

Kuş beslemek, kelebek ve böcek koleksiyonu oluşturmak gibi doğa ile ilgili projelere katılmayı çok
sever.

Toprakla oynamayı ve bitki yetiştirmeyi çok sever.

Nasıl Öğreniyorum?

Çoklu zeka teorisine göre, her öğretmenin sınıftaki her öğrencinin bireysel farklılığını çok ciddi olarak ele alması gerekmektedir. Çoklu zeka teorisinin öğretim alanına sağladığı en büyük katkı, öğretmenlerin sahip oldukları öğretim yöntemleri repertuarlarının sözel-dil vemantıksal- matematiksel zeka alanlarının dışına çıkarak daha da genişletmeleri gerektiğini vurgulamasıdır. Bu yönüyle çoklu zeka teorisi, çok kapsamlı bir öğretim modeli ortaya koyarak, öğretmenlerin sınıftaki bütün öğrencilere ulaşabilmek için öğretimde yöntem zenginliğine gitmeleri gerektiğini vurgulamaktadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *